Beyşehir Gölü

Beyşehir Gölü, Türkiye’nin ücüncü büyük gölü, güney ve batısında Toros Dağları, doğusunda volkanik bir oluşum olan Erenler Dağı, güneydoğu kuzeybatı yönünde ise Anamas Dağı ve Sultan Dağları ile çevrili tektonik bir çökeltide yer almaktadır.

İç Anadolu’nun batısına yakın, Beyşehir ile Isparta arasındadır. Beyşehir Gölü’nü İç Anadolu’dan ayıran Sultan Dağları silsilesi takriben 100 km kadardır. Bu silsile aynı zamanda Beyşehir Gölü Havzası ile Eğridir ve Akşehir Gölü havzalarının su bölüm çizgisini oluşturmaktadır. Sultan Dağları, Beyşehir Gölü Havzası’nı bir süre çevreledikten sonra yerini Erenler (2319 m) ve Alacadağları’na (2203 m) bırakmaktadır. Beyşehir ve Suğla gölleri arasındaki Beyşehir–Seydişehir çöküntü oluğunu Doğudan kuşatan bu dağlar: Sultan Dağları, Göl Dağları, Geyik Dağları sırasından sonra gelen ve Konya topraklarını bölümlere ayıran Batı Torosların bir iç koludur. Göl’ün batısında kıyı görüntüsü dik ve yüksek olup bu kesimde dik kıyıların kesintiye uğradığı bölgelerde Yenişar Ovası uzanmaktadır. Güney ve doğudan sınırlayan kıyılar ise alçaktır. Bu hafif eğimli olan kıyıların gerisinde batı yönünde Yeşildağ ve doğu yönünde Kıreli ovaları uzanmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1121 m ve yüzölçümü 651 km² olan gölün kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzunluğu 50 km, buna dik doğrultudaki genişliği ise yaklaşık 18–20 km arasındadır. Suları tatlı olup, derinliği en çok 10 m civarındadır. Çevresi, yüksekliği 2.000 metreyi aşan dağlarla çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği ise 1.115 metredir. Fazla gelen sular, yapılan bir kanalla doğrudan Çarşamba Suyu’na verilir. Beyşehir Gölü, halk arasında “Uluarık” olarak adlandırılan ve kaynaklarda Beyşehir (Çarşamba) Çayı ismi verilen gideğeni vasıtasıyla güneydoğu doğrultusunda yaklaşık 60 km kat ederek Suğla (Karaviran) Gölü’ne karışmaktadır. Konya Ovasının sulanması için Beyşehir kazası yanında büyük bir regülatör yapılmıştır.

Gölün tabanı neojen göl tortularıyla doludur. Gölün bir özelliği de içinde pek çok adanın bulunmasıdır. Bunlardan bazıları; İğdeli, Akburun, Kızkulesi, Mada, Yılanlı, Külbent adalarıdır. Gölde bol miktarda Sazan Balığı, Aynalı Sazan, Turna, Levrek, Kadife Balığı vardır. Beyşehir Gölü Milli Parkı kapsamında koruma altındadır. Göl cıvarında çok miktarda Yaban Domuzu sürüler halide bulunur.
Göçmen su kuşları

Birçok göçmen su kuşları avlanmak, kamış adalarda kuluçkaya yatmak (üremek) ve bazıları kışlamak için Beyşehir Gölüne gelirler, bunlar;

* Küçük karabatak (Phalacrocorax pygmeus),
* Bayağı kaşıkçı (Platalea leucorodia),
* Dalmaçya Pelikanı (Pelecanus crispus),
* Bayağı balaban (Botaurus stellaris),
* Balıkçılgiller (Ardeidae),
* Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides),
* Erguvani balıkçıl (Ardea purpurea),
* Pasbaş patka (Aythya nyroca),
* Gülen sumru (Sterna nilotica),
* Büyük cılıbıt (Charadrius leschenaultii),
* Sakarca kazı (Anser albifrons),
* Küçük sakarca kazı (Anser erythropus),
* Sakarmeke (Fulica atra),
* Dikkuyruk (Oxyura leucocephala),
* Kılıçgagagiller’den (Himantopus himantopus),
* Bayağı aynak (Plegadis falcinellus), ve kamışların arasında kum adalarda Kolyeli büyük yağmurcunu (Charadrius hiaticula) kuluçkaya yattıkları gözlenmiştir.

Beyşehir Gölü Millî Parkı, “Beyşehir Gölü’nün yakınında Türkiye’nin en büyük milli parkıdır.Derlenen bilgilere göre, 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan milli park 88 bin 750 hektarlık alanı kapsıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde koruma altında bulundurulan Türkiye’de toplam 897 bin 657 hektarlık alana sahip 40 adet milli park bulunuyor. Bu milli park alanlarının en genişi ise Beyşehir Gölü Milli Parkı olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin en büyük tatlı su kaynağı olan Beyşehir Gölü’nde Beyşehir ve Kızıldağ olmak üzere iki ayrı milli park bulunuyor. Beyşehir Gölü Milli Parkı, Türkiye’nin en önemli ziyaretçi çeken doğal mekanları arasında gösteriliyor. Beyşehir milli parkının orman formasyonunu ardıç, karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturuyor. Ağaçlar yer yer göl kenarına kadar uzanarak Beyşehir Gölü’nün koylarını ve körfezlerini görsel açıdan eşsiz bir manzaraya kavuşturuyor. Üstün değerdeki peyzaj güzellikleri, göçmen kuşlar için iyi bir barınak olması, potansiyel göl sularına dayalı sporlarına elverişli göl kıyılarının bulunması ile Selçuklu dönemine ait kültürel zenginlikler olması Beyşehir Gölü Milli Parkı’nın kaynak değerlerini daha da önemli hale getiriyor.Milli park olan Beyşehir Gölü bünyesinde ayrıca irili ufaklı çok sayıda adanın bulunması, doğal mekana olan ziyaretçi ilgisini de artırıyor. Göl içerisindeki adalar su kuşlarının yuvalanması ve kuluçkalanmaları için önem teşkil ederken, adalar dalgıç türleri, kuğular, karabataklar, bazı balıkçıl türleri ve ördekler için kışlama ve kuluçka alanı olarak biliniyor. Yine, milli park bünyesindeki göl suyunun alkalin özellikte olması, sazan, levrek vb. balık çeşitlerinin bulunmasının yanında, su kaplumbağası ve yılanlar ise gölün faunasına zenginlik katıyor. Yoğun ziyaret dönemi Mayıs ile Ekim ayları arası olan Beyşehir Gölü Milli Parkı ziyaretçilere yeşil örtü ile zengin sahil kesimlerinde günübirlik çadır ve karavan kampı imkânı sunarken, farklı konaklama tercihleri için ise ilçe merkezinden yararlanılabiliyor.Öte yandan, Türkiye’de iki ayrı milli park alanı olarak koruma altında bulundurulan tek su kaynağı yine Beyşehir Gölü. Beyşehir Gölü’nün Isparta ili sınırlarındaki Kızıldağ Milli Parkı 1969 yılında kurulurken, 59 bin 400 hektarlık sahayı kapsıyor. Milli parkın bitki örtüsünü kızılçam, karaçam, ardıç, sedir ormanları ile bozuk maki toplulukları oluşturuyor.

Göl Resimleri:

Yeni köprü

Mekeler

1 Comment

One Response to Beyşehir Gölü

  1. Pingback: Beyşehir Gölü | DİYAR-I BEYŞEHİR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>